Bizi Arayın 0 (232) 253 80 88 info@aysaglik.org


Çatı Faresi

Çok küçük 3 cm civarındadırlar ve fındık faresi olarak da anılırlar, renkleri genelde gridir, büyük kulakları, küçük gözleri ve burunları vardır. Pislikleri siyah pirinç büyüklüğünde ve ovaldir. Pisliğini etrafa saçar, yuvasını gıda merkezlerine yakın oyuk ve boşluklarda yapar, ev ve iş yerlerine yerleşir, çok iyi tırmanıcı ve sıçrayıcıdırlar.


Tahta Kurusu

Bunlar yalnızca memelilerden ve kuşlardan kan emerler. Koyu kırmızımsı kahverengi renkte ve 5 mm boyundadırlar.Kan emmek için geceleri konukçularına yanaşırlar. Bu yüzden ev içinde yatak ve televizyon karşısında ki koltukta sıkça rastlanırlar.


Amerikan Hamamböceği (Periplanata Americana)

Erginleri ortalama 2-3 cm boyunda kanatlı kırmızımsı kahve renginde en büyük hamam böceği türüdür. Nemli, sıcak ve pis yerleri severler kanalizasyon, kazan dairesi, depo, bodrum, toprak altı galerileri gibi yerleri istila ederler. Dizanteri, Gıda zehirlenmeleri gibi hastalıklara neden olur.Erginleri ortalama 2-3 cm boyunda kanatlı kırmızımsı kahve renginde en büyük hamam böceği türüdür. Nemli, sıcak ve pis yerleri severler kanalizasyon, kazan dairesi, depo, bodrum, toprak altı galerileri gibi yerleri istila ederler. Dizanteri, Gıda zehirlenmeleri gibi hastalıklara neden olur.


Alman Hamamböceği (Blatella Germanica)

0.5-1 cm boyunda, kahveregi, en hızlı üreyen hamam böceğidir. Kuru ve sıcak yerleri sevdiği için halk arasında KALORİFER BÖCEĞİ'de denir. Gıda, su ve sıcağa ihtiyacından dolayı insan olan her yerde aktiftir. Evlerde ilk yerleşeceği yer mutfak ve banyolardır.


Mite

Mite (Akar), 55 mikron boyutuna kadar büyüyebilen, yeryüzünde 48,200 türü bulunan, parazit olarak canlı organizmalar üzerinde yaşayabilen ve insan sağlığını ciddi ölçüde tehdit eden zararlı eklem bacaklı mikroorganizmalardır.


Sıçan

Küt burunlu, küçük kulak ve gözlere sahip, kaba tüyleri kahverengi siyah karın bölgesi gri beyaz arası bir renktedir. Lağım fareleri daha çok kanalizasyon sistemi, binaların bodrum ve alt katları ile depolarda, bina dışında ise nehir kenarlarında, yol boyunca toprak altında, çöp yığınları ve beton altında yuva yaparlar.


Sıçan

Küt burunlu, küçük kulak ve gözlere sahip, kaba tüyleri kahverengi siyah karın bölgesi gri beyaz arası bir renktedir. Lağım fareleri daha çok kanalizasyon sistemi, binaların bodrum ve alt katları ile depolarda, bina dışında ise nehir kenarlarında, yol boyunca toprak altında, çöp yığınları ve beton altında yuva yaparlar.

Hizmetlerimiz  »  Dezenfeksiyon
Hizmetlerimiz

Dezenfeksiyon

Yerlerin, çevrenin (çalışma masaları, lavabolar vs.) ve tüm alanların deterjanlarla temizlenerek sağlanan Dekontaminasyon seviyesi sadece güzel görünüm sağlamakla kalmaz, aynı zamanda hastanın da korunmasını garanti eder.
Diğer taraftan risk altında bulunan hastalar en basit mikrobik saldırılara bile hassastırlar. Hastanın korunabilmesi için basit önleyici tedbirlerin yanı sıra çevredeki mikrobik mikroorganizmaların zayıf immun sisteme ( böbrek patolojisi, neonatoloji, onkoloji, hematoloji, metabolik hastalar, enfeksiyöz hastalıklar), bilhassa labil anatomik bölgelere (dermatoloji, plastik cerrahi, yanık üniteleri) veya nadiren görülen korunmasız bölgelere (ameliyathaneler, invaziv tedavi bölümleri vs.) baskının minimuma indirilmesi gerekir.
Dializ merkezlerindeki gibi riskin düşük ve aspesifik göründüğü tedavi merkezlerinde sadece yerlerin Dekontaminasyon yeterli değildir. Böyle yerlerde çeşitli kompleks aletler ve potansiyel enfeksiyon kaynağı olabilecek hastalar yoğun olarak bulunduğundan makineler ve servis bölümlerinin de Dekontaminasyon gereklidir. Bu işlem hastayla teması fazla olan kaynaklarda daha yoğun olmalıdır.

Organik artıklarla (kan, cerahat vs.) bulaşmayan servis bölümlerinin (yerler, duvarlar, vs.) kuaterner amonyum tuzları, biguanidler veya bunların karışımlariyla muamelesi yeterlidir. Bu bileşikler çevredeki mikrobik florayı kabul edebilecek düzeylere indirir ve maliyeti de uygundur. Unutulmamalıdır ki; bu işlemin her gün geniş alanlara uygulanması gereklidir. Üstelik rahatsız edici kokusu veya buharı olmamalı ve yeterli anti mikrobik aktiviteye sahip olmalıdır. Hastalarla sık ve yakın temasta olan yüzeyler ise (teşhis ve tedavi için kullanılan aparatların dış yüzeyleri, ameliyat masaları, vs. veya yumuşak dezenfektanlarla kısmen dezenfekte edilmiş organik artıklarla-sekresyonlarla kontamine olmuş yüzeyler gibi) daha kuvvetli anti mikrobik etkiye sahip bileşiklerle düzenli olarak dezenfekte edilmelidir. Bu amaçla aldehitler kullanılmalıdır. Aldehitlerin organik sekresyonlara hızlı bir etkisi vardır ve en az toksik ve iritan maddelerdir. Bu nedenle hastaların, aparatların ve pahalı cihazların zarar görmemesi için de uygundur.
Hastanelerde amaç sadece kiri yok etmek değil, mikrobik florayı da azaltmak olduğundan dezenfeksiyon şarttır.

Dezenfeksiyonla yüzeylerdeki mikroorganizma sayısı azaltılır ve hatta bazı çok özel durumlarda daha dayanıklı olan bakteri sporları da ortadan kaldırılır(sterilizasyon).

Fiziksel ve Kimyasal Dezenfeksiyon

Dezenfeksiyon ve strelizasyon fiziksel veya kimyasal yollarla yapılabilir. Geleneksel fiziksel sterilizasyon buhar otoklavlarında elde edilen yüksek sıcaklıkta belli bir zaman süresinde bekletilerek yapılır. (Genellikle 12l"C 15 dk) Bu işlem; bazı bakteri sporları merkezi yoğunluğuyla tespit edilebilir. (Protoplast) Merkezi, aşırı dehidrasyon durumunda nükleik asitler ve proteinler içerir. Stoplazma önce lipitlerden oluşan bir spor membraniyla, ev son olarak da polipeptitlerden oluşan bir dış zarla kaplıdır. (Spor zarı)
Sporların gelişmiş dış kabuğu yaygın olarak kullanılan kuaterner amonyum bileşikleri, guanidin türevleri, alkoller (laboratuvarda spor taşıyan örneklerin dekontaminasyonunun araştırılmasında kullanılır) gibi dezenfektanlara rezistandır. Bu maddeler sporların yarattığı engelleri aşamazlar ve protoplazmaya ulaşamadıkları için etki gösteremezler.
Etkisiz bileşiklerin sporisit etki göstermeleri muhtemelen spor kabuğunun polaritesini değiştirmesine veya içine nüfuz edebilmesine bağlıdır. Bu etki, kuaterner amonyum bileşiklerinin gluteraldehitle kombinasyonlarında görülür. Bazı ticari preparasyonların sporisit etkisini arttırmak için pratik uygulamalar önerilmiştir.
Spor zarına nüfuz edebilen ve sporun içeriğini bozabilen maddeler esas olarak aldehitlerdir: Glutarik, formik ve glioksal (12). Bunların üçünün de etkisi genel kural olarak sporun kabuğunda bulunan amit kökleri veya purin ya da pirimidin bazlı nükleik asitlerle aminin reaksiyona girmesine bağlanır. En etkili aldehit kombinasyonları (küçük miktarda formaldehit ile gluteraldehit) Bacillus subtilis sporlarına hemen hemen diğerlerinin 10 katı daha etkindir.
Sporların tahribi sadece dezenfektanının konsantrasyonuna ve zamana bağlı değildir.(Kabuğa penetrasyon ve yavaş yavaş protoplazmanın değişmesi) Çeşitli türlere ait sporlar farklı direnç gösterirler. Bacillus subtilis sporlarında 6 logaritmalık bir inaktivasyon elde etmek için (dezenfektanın sporisit etkili olduğunu söyleyebilmek için % 99,999' luk bir inhibisyon şarttır) gluteraldehit solüsyonuyla 3 saatlik bir temas süresi 8 saate uzar. Gluteraldehitle 30 dakikalık bir temas c tetani sporlarının % 99,99 in aktivasyonunu sağlarken B.pumilus sporların ancak %90' ını inaktivite eder.
Sıcaklık da sporisit etkiyi etkileyen faktörlerden biridir. Aldehitlerin (özellikle formaldehit ve glioksal) etkisi ılık ortamda en azından 10 kat artar. Fakat bu önerilemez, çünkü bu sefer karsinojen olduğundan şüphelenilen iritan buharları çoğalır.
Pratik şartlarda sporisit kimyasal uygulamalara verilen önem artmıştır. (6 Logaritmaya eşit bir inhibisyon) Aslında aletlerin kullanıldıktan sonra doğru bir deterjanla doğru olarak temizlenmesi sporların sayısını ciddi ölçüde azaltır.